Biga Günlüğü

  

   
   

 

Yazdır10.2.2019 16:51:40

Biga Ziraat Odası Başkanlığına Mustafa Güray Ergün seçildi. Köşklübağ düğün salonunda yapılan 25. olağan genel kurul toplantısında, divan başkanlığını Şahin Yaşar, yardımcılığını Recep Ayaz, katip üyeliklerini ise İsmail Karakurt ve Selçuk Uyanık yaptı.122 üyenin katıldığı Olağan Genel Kurul toplantısında Genel Sekreter Arif Ödül´ün faaliyet raporlarını okumasının ardından, 2019-2020 tahmini bütçesi ele alındı. Denetleme raporlarından sonra yapılan faaliyetler neticesinde gelir giden bilançosu oybirliği ile kabul edildi. Üç adayın katıldığı seçimlerde 122 oy kullanıldı. 121 oy geçerli sayılırken Mustafa Güray Ergün 58 oy, Hüseyin Bulut 37 oy, Zeki Bülbül ise 26 oy aldı. Biga Ziraat Odası Başkanlığına seçilen Mustafa Güray Ergün yönetim kurulu ise Hüseyin Cesur, Fahri Tekin, Taner Kömürcü, Hüseyin Türköz, Mustafa Aydın, Selçuk Uyanık, Engin Uludağ, İzzet Korkut, Hüseyin Özkan, Mehmet Yavuz, Mümin Biricik, Murat Ceylan, Savaş Bozkurt, İlhan Şen, İsmail Yavaşcan, Ali Çetin, Murat Erden, Şahin Yaşar, İsmail Karakurt ve Hasan Özen ´den oluştu. Biga Ziraat Odası Başkanı Mustafa Güray Ergün: " Çiftçimizle birlikte üreteceğiz ve kazanacağız.Bizim tek çaremiz var. Üretmek zorundayız" dedi. Köylünün sorunun aynı zamanda kentlinin de sorunu olduğunu ifade eden Başkan Adayı Güray Ergün; “Bizim tek çaremiz var. Üretmek zorundayız. Bizim üretim sorunumuz, yalnızca kırsalın sorunu değil. Bu kentin de sorunu. Kırsaldan kente göçü engelleyemezsek, kentimizin dengesini de bozmuş oluruz. Üretemezsek kentimizde ekonomik düzen daha fazla bozulur. Üretemedikçe kentlerimizde işsizlik sorunu artar. Üretemedikçe kentlerde nüfus sorunu artar. Üretemedikçe kentlerde pahalılık sorunu artar. Kırsalın sorunu, aslında hepimizin sorunu. Bu sorunun çözümünü neden Biga´dan başlatmayalım? Neden kentli ve köylü el ele, omuz omuza verip başarılı bir sistem ortaya koymayalım?” ifadelerini kullandı. Ergün konuşmasında şunları söyledi: “Elleri nasırlı çiftçi kardeşim, Sen de çok iyi biliyorsun ki; çiftçiye para vererek bir sonuca ulaşamayız. Çiftçiye para kazandırmak zorundayız. Mutlu çiftçi, kazandığını cebine koyabilen çiftçidir. Bu yüzden tarımla kalkınmayı önceliklerimiz arasında tutmak zorundayız. Tarımla kalkınamazsak sanayileşemeyiz. Sanayileşmezsek yüksek teknoloji ürünlere yatırım yapamayız. Gelişmemizin tek çaresi tarımsal kalkınmadır. Biz çocuklarımızı daha iyi okullarda okutmak istiyorsak, daha iyi yollarda seyahat etmek istiyorsak, daha iyi gıda tüketmesini istiyorsak, bunun için adil bir sistem oluşturmak zorundayız. Bu; Tire´de, Konya´da, Seferihisar´da başarılmışsa, biz neden başaramayalım. Biga´yı, Bigalı üreticiyi kimse küçümsemesin. Biga´dan Türkiye´ye örnek olacak bir çalışmayı başlatabiliriz. Bunun için sadece enerjisi yüksek, deneyimli ve gelecekten umudu olan bir yönetime ihtiyaç var. Biz buna inanıyoruz. Çiftçimizle, üreticimizle başaracağız.Çiftçinin sorunları var. Üreticimiz ürünlerini pazarlayamıyor. Ürün satışlarında güvence yok. Kazançlar düşük, tarım güvenceli bir meslek olarak görülmüyor. Ciddi bir üretim planlaması sorumuz var. Hayvancılıkta sorunlar var. Çeltikte sorun var. Süt satışında sorun var. Köyden kente göç devam ediyor. Yapılabilecek çok şey var. Önemli olan sorunu doğru tespit etmek. Ben geçmişteki adaylık sürecimi bir tecrübe edinme süreci olarak değerlendiriyorum. Bu süreçte hem daha çok tecrübe edindim. Hem de çiftçimizi, üyemizi daha çok tanıdım. Ekibimde çok deneyimli arkadaşlarım var. Biz sorunları da çözümlerini de biliyoruz. Biz gençlik enerjimizle, heyecanımızla, yöneticilik ve adaylık süreçlerimizde edindiğimiz tecrübemizle ve odamıza değer katacak ekibimizle bu işin üstesinden gelebileceğimize inanıyoruz. Bizim tek çaremiz var. Üretmek zorundayız. Biz toprak boşta, çiftçi borçta kalmasın diyoruz. Bu konuda herkesle hemfikirizdir. Elbette kolay olmayacak. Elbette hemen gerçekleşmeyecek. Ancak Türkiye Ziraat Odaları Birlik Başkanımız Şemsi Bayraktar’ın da dediği gibi ‘Yelkenleri tarıma çevirmemiz, tarımda üretimi arttırmamız lazım.’ Biz bu konuda gerekli kamuoyunu oluşturabileceğimize inanıyoruz. Biga’da, Çanakkale’de, Ankara’da çiftçimizi, odamızı en iyi şekilde temsil edeceğiz. Çanakkaleli siyasetçilerimizin, hem il ve ilçe düzeyinde hem de vekiller düzeyinde, bizleri yalnız bırakmayacağına eminim. Biz çiftçiyiz. Çiftçinin ekmeği olur, buğdayı olur, sütü olur, domatesi olur, ineği olur, koyunu olur. Biz de ineğimizin, ekmeğimizin, sütümüzün, etimizin, buğdayımızın mücadelesini birlikte olup, güçlü bir şekilde vereceğiz. Ekmeğimize sahip çıkacağız. Başka bir amacımız yok.”