Biga Günlüğü

  

   
   

 

Yazdır5.4.2019 09:34:16

Çünkü dünyada ve ülkemizde yaşlı nüfus artıyor... Dünya Sağlık Örgütü yaşlılığı; bireylerin yaşadığı çevreye adaptasyon yeteneklerinin azaldığı dönem olarak tanımlıyor. "Yaşlı Dostu" olmak demek; 7 gün/24 saat yaşlıların yaşamlarını kolaylaştırmaktır. Yaşlılarımızın toplumsal yaşama sosyal, kültürel ve ekonomik özgürlükleri ile birlikte kimseye muhtaç olmadan aktif katılımlarının sağlanması; bireyler, kurumlar ve devlet olarak öncelikli görevimizdir. TÜİK tarafından yapılmış "İstatistikler ile Yaşlılar" çalışmasına göre: Ülkemizde toplam nüfus içinde yaşlı nüfus oranı; 2013´te % 7,7 iken % 8,8´lere ulaştı, Dünyada en çok yaşlı nüfusu bulunan ülkeler arasında ülkemiz 66. Sırada yer almakta, Yaşlı nüfusun % 44´ü erkekler iken % 56´sı ise kadınlar, Nüfus projeksiyonlarına göre, yaşlı nüfus oranının 2023 yılında % 10´ları geçeceği tahmin edilirken 2060 yılında ise % 22-23´lere ulaşacağı bekleniyor. Dünya nüfusu içinde yaşlıların durumu ise: Dünya nüfusunun yaklaşık % 9´unu yaşlılar oluşturmakta, En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ülkelerin başında Monako, Japonya ve Almanya var, En fazla yaşlı nüfusa sahip bölge ise Avrupa kıtası... 18-24 Mart Yaşlılar Haftası olarak ve 01 Ekim ise Dünya Yaşlılar Günü olarak kutlanıyor. Bu kutlamalar; yaşlılık nedeniyle oluşabilecek sorunlara dikkat çekmekle birlikte genç bireylerin yaşlılara olan saygı ve sevgi düzeylerini de artırmayı hedefliyor. Cumhuriyet döneminin başından 1963´lere kadar yaşlılara verilen sosyal yardım ve hizmetlerin yerel yönetimlerce sunulması benimsenmiş. Cumhuriyetin ilk yıllarında hazırlanan üç önemli kanun; Belediye Kanunu, Umumî Hıfzıssıhha Kanunu, Sıhhat ve İçtimai Muavenet (sosyal yardım) Vekâleti Teşkilât ve Memurin Kanunu yaşlılara yönelik hizmetlerin temel düzenleyicisi olan yasalar. Nüfusun yaşlanması sağlıktan sosyal güvenliğe, çevreye, iş olanaklarına, sosyal kültürel faaliyetlere ve aile hayatına kadar toplumun tüm yönlerini etkilemektedir. İş bu sebeplerle yaşlı nüfusun artışı ile beraberinde oluşacak sorunlar 1980´li yıllardan sonra dikkat çekiyor. 1982 yılında Viyana´da 1. Yaşlanma Asamblesi düzenleniyor ve bu asamblede yaşlanma Eylem Planı kabul ediliyor. Günümüzde yatırım ve finans piyasaları ise nüfusun yaşlanması ile birlikte sağlık hizmetlerine olan talepler başta olmak üzere ulaşım, sosyal korumalar, konut ve yaşam alanları, rekreasyon, ulaşım ve birçok sektörde yapılması gereken yeni yatırım projelerine odaklanmakta... Yaşlılık; hastalık değildir... Yaşlılık; hayat gayesinin bitmesi, ümidinin tükenmesi, neşesinin sönmesidir. Hekim olarak yaşlanma sürecinde bireyler; Gelecek yaşamına pozitif bakmalı, Zihin ve fiziksel işlevlerini geliştirecek çabalar göstermeli, İlişkilerini canlı tutabilmek için sosyal aktif bir sosyal ortamda bulunmalı, Sağlık sorunlarının uzak ve sağlıklı yaşam sürebilmek için koruyucu önlemlerin alındığı çevre ortamlarında yaşamalıdır. Yaşlılarımıza gereken olanakları sağlamak ise bizim işimiz... Tam bu noktada yapılacak en güzel aksiyon; "Yaşlı Dostu" olmayı felsefe haline getirmektir. Şehirlerimiz, kentlerimiz, caddelerimiz yaşlı dostu olmalı, Hastanelerimiz yaşlı dostu olmalı, Konutlarımız, yaşam yerlerimiz yaşlı dostu olmalı, Ulaşım araçlarımız yaşlı dostu olmalı, Soluduğumuz hava, içtiğimiz su, yediğimiz ekmek yaşlı dostu olmalı, Bizler yaşlı dostu olmalıyız... Birey olarak kurumlar olarak devlet olarak var mıyız, "Yaşlı Dostu" olmaya.