Biga Günlüğü

  

   
   

 

Yazdır1/1/2016

Yeni bir yıl başladı. 2015 yılı Biga’da ve ülkemizde değişikliklerin yaşandığı bir yıl oldu. 2014 yılında başlayan Kocabaş çayının ıslah çalışmaları yıl boyunca devam etti. Önce Hacımadan köprüsü yıkılarak yeni simasına kavuştu. Köprünün yıkılışından itibaren nasıl bir köprü olacak diye Bigalılar meraklı gözlerle izledi çalışmaları. Çayın etrafında yapılan kazılardan sonra yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlayan duvarlar nasıl bir dere olacağını da göstermeye başladı. Yerel seçimler sonucu değişen Belediye Başkanlığı ile dere ıslah çalışmalarının ne olacağı tartışmaları arasında derenin üzerine yapılması planlanan köprüler ve duvarlar yükselmeye devam etti. Hacımadan köprüsünden sonra Çavuşköy köprüsü de tarihe karışarak yeni gösterişli haline kavuştu. Bu arada Biganın iki yakasını bir araya getiren Kocabaş köprüsünün yenilenip yenilenmeyeceği de tartışma konusu oldu. Hatta bir önceki dönemin başkanı tarafından köprünün yaya geçidi kısmına giydirilen üstlük yeni Belediye Başkanı tarafından çıkarılarak korkuluklar yenilenince acaba bu köprü ne olacak tartışmaları devam etti. Senenin sonuna doğru bu tartışmalara son veren yıkım çalışmaları ile birlikte önceki dönemin Belediye Başkanı tarafından yapılan ve atıl bir yatırım diye eleştirilen Atatürk köprüsü işe yaradı ve Biga trafiğinin yeni geçiş yolu oldu. Yılın son günlerine doğru Kocabaş köprüsünün yeni yüzü de ortaya çıkmaya başladı. Dönemim başkanı tarafından dere üzerinde yapılması planlanan otopark projesinin planları da görücüye çıktı. Dere yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlayınca önceki yıllarda hep tartışılan ve hatırlatılan Kocabaşın sularında eskisi gibi yüzülebilecek mi söylemleri de başladı. Islah projesinin ayrıntılarını bilmiyoruz ama artık bu aşamadan sonra derenin uygun olan bir yerine baraj kapaklarını andıran bir kapak yapılarak suyun birikmesi sağlanabilir. Dolayısıyla Kocabaş köprüsünden geriye doğru biriken suyun üzerinde kayıklar konularak geçmişe yolculuk yapılabilir. Çünkü artık Kocabaşı kirleten sular temizlenerek akmaya devam edecek. Daha şimdiden Kocabaşı mesken tutan kaz ve ördeklerle birlikte başta balıkçıl ve karabataklar olmak üzere yeni kuş türleri de dere içerisinde kendini göstermeye başladı. Dere üzerinde yapılacak mini gölet değişik kuş türlerinin yaşam alanı haline gelecek,görsel önem kazanacaktır. Biga’da 2015 yılında sadece kocabaş değişmedi. Biga Hükümet konağı da yeni mimarisi ile kendini gösterdi. Daha önceki hali ile birçok kamu birimlerini içerisinde barındıran konak adliye, kadastro, tapu gibi birimler dışarıda kalmasına rağmen çıkanlar sığmadı nedense. Meydan düzenleme projesi vardı hükümet konağının önünde. Koca binayı yıktılar hazır yıkılmışken meydan düzenleme ve yer altı otoparkı yapılması gerekirken maalesef yapılamadı. Yeni mimarisi ile görkemli bir şekilde ortaya çıkan Hükümet konağına işi düşenler otomobillerini park edecek bir yer bulamıyorlar artık. Bu da gösteriyor ki ileriyi görenleri kıskananların projelerini hiçe sayanların geleceği nasıl ipotek altına aldıklarını sorunların çözüm noktasında fikir üretenlerin fikirlerine itibar etmeyenlerin memleketi nasıl bir kısır döngünün içerisine soktuklarını. 2015 yılı içerisinde Emniyet Müdürlüğü de yeni binasına taşındı.Bigada daha uygun yerler varken okulların arasına sokulan Emniyet Müdürlüğü binasının önünde ana okulu, ilkokul ve ortaokuldan çıkan öğrencilerin ilk gördükleri elinde silah tutan polis memurları idi. Daha önceki Emniyet Müdürlüğünün boşalması ile en azından orasının rahatlayacağı düşünülürken bir de baktık ki Bölge Trafik yerleşti binaya. Daracık yerlere sıkışmış kamu binalarının daha rahat bir yerlere taşınmasının zamanı gelmedi mi? 2014 yılında hizmete giren yeni Belediye binası ile eskisi mazlum bir şekilde bomboş kalıverdi Kocabaş çayının kenarında. Ne olacağı hakkında bilgisi bulunmayanların boş gözlerle baktıkları atıl bir yer oluverdi koca bina. Park sorunu 2015 yılında zirve yaptı, Biga’da. Yıkılıp yeniden yapılan binaların altlarına otopark koymak varken yine göz ardı edildi rant yüzünden. Her yapılan yeni binaya taşınanların arabalarını koyacak yerleri olmadığı için caddeler sokaklar park edilen arabalar yüzünden geçilemez oldu yer yer. Ana arterlerde yapılan yayalaştırma çalışmaları ile daralan yollar, genişleyen yaya geçitleri yayaların yolun ortasından gitmelerine mani olmadı maalesef. Biganın acilen park sorununa çare bulması gerekiyor. Her sokak ve mahallede boş bulunan arsaları alınıp otopark olarak düzenlenmesi bir nebze çare olabilir belki. Yoksa bir süre sonra Biga yaşanamaz hale gelecek bu gidişle. Biga her geçen gün genişliyor, gelişiyor ve de sorunları artarak devam ediyor. Ana arterlerde kaldırımlar genişlerken ara sokaklarda kaldırımlar iyice daralmakta, esnafın müştemilatı olmaktan kurtulamamakta Biga’da. Hatta bazı döner kavşaklar kapatılarak balık pazarında olduğu gibi dükkanın park yeri haline gelmekte. İyi seneler...