Biga Günlüğü

  

 

Yazdır8.1.2017 13:44:33

Uzun süren kurak bir yazdan sonra yılbaşından bugüne Türkiye´de olduğu gibi Biga´da beyazlara büründü. 2016 yılının tüm vahşiliklerini, kanla beslenmiş vampirlerini temizlemek istercesine. Kar nedeniyle yaşam yavaşladı, çünkü sokaklarda kar yüzünden gezilemiyor, işyerlerine ulaşmak zorlaşıyor. Evde oturmak sanki daha iyi gibi duruyor. Bazı evlerde "oh ne güzel kar sayesinde aile bir araya geldi" derken bazılarında nereden çıktı bu kar, git artık evde oturup durma " gibi mızırdanmalar duyuluyor sanki. Kar bazı evleri mutluluğa boğarken bazı evlerde de ısınma, yiyecek, içecek gibi sorunlar nedeniyle mutsuzluk getiriyor. Toprağı tamamen kapatan kar nedeniyle bazı hayvanlar aç kalırken, bazılarına da gün doğuyor. Hareket kabiliyeti zayıflayan, bitkin düşen hayvanları yakalamak için yırtıcılar fazla çaba sarfetmek zorunda kalmıyor. Oduncular sevinirken, odun kesenler odun kesemedikleri için üzülüyor. Yola çıkmak zorunda kalan nakliyecilerin de işi oldukça zorlaşıyor karın buza dönüştüğü yerlerden geçerken. Bazı iş kolları baharı beklemek zorunda kalıyor yeni iş üretebilmek para kazanabilmek için. Her yerin bembeyaz karla kaplanması yolların kapanmasına çok sevinenler de var tabi ki. Çocuklar ve öğretmenler.... Okullar tatil olacak mı diye bekleyen öğrencilerin imdadına yetkililerin "kar yağışı nedeniyle okullar şu tarihe kadar tatil olmuştur" anonsuyla çocukların sevinç çığlıkları yükseliyor evlerde. Bu yıl hükümetin uygulamadığı kış saatinden dolayı gece yarısı okula gitmek zorunda kalan öğrencilerin yarasına ilaç oluyor yağan kar. Kar havayı temizlemenin, toprağa bereket olmanın yanında şairlerin ve yazarların da ilham kaynağı olmuş yaşadıkça. “Kar yağıyor ve ben hatırlıyorum,” der Nâzım Hikmet. "Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam! Uyandırmayın beni, uyanamam.Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına, Allah aşkına, gök, deniz aşkına Yağsın kar üstümüze buram buram… diye devam eder Ahmet Muhip Dranas. Orhan Pamuk Kar romanını yazmış Kars´ın karlı sokaklarından esinlenerek. Tolstoy´un Anna Karenina’sı, Thomas Mann’ın Büyülü Dağ´ı, Paul Auster’ın Kış Kitabı... Ve diğerleri... Edebiyatta "kar"ın izlerini takibe çıkalım diyerek karın edebiyata etkisini anlatırken Elif Tanrıyar. Daha nice yerli ve yabancı şair ve yazarların çok güzel eserler üretmelerine neden olmuş kar. Kar Korsanları ile askeri darbelerin bir şehri nasıl etkilediğini, Kar Küreyici ile insanların yaptıkları yanlışların ekosisteme etkilerinin neler olabileceğini, Kış Uykusu "Kışın bastırması ve artan kar yağışının küçük taşrada bir insanın nasıl etkilendiğini anlatan filmler gibi yüzlerce film çekilmiştir karın büyüleyici etkilerini anlatan. Eskiden kar yağıp herkes eve kapanmak zorunca kalınca da üretim durmazdı fakirhanelerde. İplik karda bükülür, bez karda dokunur, karda yıkanır, karda ağartılırdı. İlk çıkrık dönüşünden son makasa kadar her şey karda yapılırdı.Ninelerimiz dedelerimiz anne ve babalarımız koyunlardan kırptıkları yünleri iplik yaparlar kirman dedikleri aletlerle, kazak çorap örerlerdi tellerden eğe ile yaptıkları şişlerle, çoluk çocuk sıcacık giysinler karda üşümesinler diye. Dışarıda kar lapa lapa yağarken mısırlar patlatılır tavalarda, döğülcükler dövülür dibeklerde. Sohbetler koyulaşır sofraya getirilen patlamış mısır, irmik, ceviz ve şekerden yapılmış döğülcükleri afiyetle yerken. Kar topu oynanır, karda kayılır naylon leğenlerle büyük bir sevinçle. Bağlarda bahçelerde yetiştirilen ve sandıklarda kendi imkanlarıyla saklanan elma, armut ve nar gibi meyveleri soğuk karlı sokaklarda kemirerek yemenin tadı bir başka olurdu. İnsanların birbirlerini sevip saydığı, barışın ve huzurun hakim olduğu, felaketlerin yaşanmadığı nice yıllarda yaşamak dileğiyle.........

Dr. Muhammet Akkaya
@email