Biga Günlüğü

  

 

Yazdır15/1/2014

Ey Hiradan inip /aldığı kıvılcımla/ Örtüsüne bürünen Sevgili ! Bürünmeyen ne bilsin Taşıdığın sıkleti...... ... Nereden başlanır bilmem ki onu anlatmaya. Açmayagör kapağını matruşkanın, bir yenisi çıkar ya içinden; tanımlandıkça tanıma muhtaç kelimelerle karşılar seni. Yol arkadaşı tartı aletlerinin tartmaktan aciz kaldığı tarifsiz bir yükün altına girdiğinde sorgu-suâl etmeden onu örten ve merhamet yorganıyla bürüyendir O. Fırtınalı ve dalgalı denizlerde mahsur kalan helâline gönül kapılarını açan ve onu şefkatiyle kapsayan sakin bir limandır çoğu zaman. Güçlü görünenin, güçsüzlüğünü itiraf edebileceği tenhhâlardan bir tenhâdır; sığınaktır... Öğretilmiş sevgilerden uzak, içgüdüsel bir hamleyle, sevgi deryasından verdikçe veren; daha yok mu dendiğinde daha dahadır; dehâdır O. Bollukta ve darlıkta dört mevsim açan Yediverendir. Annelikte Âmine, Zevcelikte Hatîcedir, Âişedir. Fâtımadır evlat olunca. Mâsumiyette Meryem Âsiyedir sarayda. Bir çok hasletin varlığında mündemiç olduğu bir yürek-varlıktır O. Annedir, Kardeştir, Sevgilidir, Eştir, Arkadaştır. Adı üstündedir işte; K/ADINdır...

Şair Hasan Fahri Tan
@email