Biga Günlüğü

  

 

Yazdır13.11.2016 11:46:52

Çağımızın vebası olan Şişmanlık; vücudun depo yağlarının yağsız vücut kitlesine oranla artması ve normal değerlerin üzerine çıkmasıdır… Obezite; dünyada hızla ilerleyen ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Teşhisi için Dünya Sağlık Örgütü’nün Obezite sınıflandırması esas alınarak yağın kullanılan ölçüm; Beden Kitle İndeksi (BKİ) ölçümüdür. BKİ, bireyin vücut ağırlığının (kg), boy uzunluğunun (m cinsinden) karesine (BKI=kg/m2) bölünmesiyle elde edilen bir değerdir. Bu ölçüme göre 25 değerinin üstü fazla kilolu, 30 değerinin üstü 1. Derece obez, 35 değerinin üstü 2. Derece obez ve 40 değerinin üstü ise morbid (ölümcül) obez diye tanımlanıyor… Özetle Beden Kitle İndeksi (BKİ) 3o değerinin üstünde Obezite (şişmanlık) denilen ölümcül sonuçları doğurabilen hastalık ortaya çıkmış oluyor… İşte burası kritik…Neden mi, çünkü bir hastalıktan bahsediyoruz… Bu hastalık; Biyokimliğinizi oluşturan sosyal, davranışsal, kültürel, fizyolojik, çevresel, metabolik ve genetik faktörlerin etkileşimi sonucu gelişiyor… Obezitenin eşlik ettiği ve tanı kriteri olarak sayıldığı önemli bir hastalık ise metabolik sendromdur… Metaboliksendromlu kişilerde abdominalobezite (karın bölgesinde yağlanma), diyabet ve hipertansiyon sıklıkla bulunur ve laboratuar testlerinde kanda trigliseridmiktarında artış, iyi huylu kollesterol miktarında düşüklük, kötü huylu kollesterol miktarında artış ile karakterize kan yağlarında artışlar (dislipidemi) gözlenir. Ve Metabolik Sendrom önlem alınmazsa diyabet, kanser, kalp damar hastalıkları neticesinde ölüme sebep oluyor… Gelişmiş ve sosyoekonomik düzeyleri yüksek ülkelerin yöneticileri de bu hastalık ile mücadeleye başlamış durumdalar… Bu sorunu çözemedikleri takdirde artan sağlık giderlerini öderken devlet bütçelerinin yetmezliğe gireceği korkusunu yaşıyorlar. Bu hastalıkların ekonomik yükünü ölçmüşler; diyabet olan bir bireyin ilaç tedavisi alırken eğitilmesi ve beslenme davranışını değiştirmesi neticesi yıllık ilaç gideri kişi başına 20 ila 104 $ azalıyor… Bu ciddi bir tasarruf demektir. Ölümcül sonuçları doğuran bu hastalığın çözümü kimde? Piyasalara baktığımızda; • Hekimler, • Diyetisyenler, • Spor Eğitmenleri, • Gıda Mühendisleri, • Bu konuda lisans/yükseklisans eğitimi almamış olup herhangi bir sertifikasyon eğitimi ile bilgi sahibi olanlar, • Diyet yemekleri üreten firmalar ve daha bir çok unsur çözüm üretmeye çalışıyor…. • İnternet bilgilerine dayalı tavsiye veren komşular, arkadaşlar… Sosyal medya, internet ortamlarında birçok öneri ortalıkta kol geziyor… Her gün birçok haber medya da yer alıyor… Şimdi sizlere soruyorum, bizler vatandaş olarak hangisine itibar edeceğiz… Hangisi doğru… Bilemiyoruz, aklımız karışıyor… Birileri yağ tüketin diyor, birileri sakın ha tüketmeyin diyor… Hekim olarak öncelikle şu noktaya dikkat etmenizi tavsiye ederim… “Obezite sınırı olan BKI değeriniz 30 ve üzerinde mi…” ve “bir takım kan testlerinizi yaptırdınız mı?” BKI değeriniz 30 değerinin altında ise ve kan tetkiklerinizde sorun yoksa Diyetisyeniniz ve spor eğitmeninizden fazla kilolarınızdan kurtulmak için yardım alabilirsiniz… Fakat BKI değeriniz 30 değerinin üstünde ise ve kan tetkiklerinizde sorun varsa öncelikle Hekiminiz ve birlikte çalıştığı Diyetisyeninize mutlaka danışmalısınız… Çünkü bir takım hastalıkların eşiğindesiniz demektir. Siz artık Diyetisyeninizin önereceği yeni bir beslenme planına göre besleneceksiniz ve Hekiminiz gerek görürse beraberinde metabolizmanızı düzenleyecek ilaçları almanızı önerebilir. İşte bu an, kritik bir nokta olup çözüm sizde, beyninizde, iradenizde… Neden mi?. Bu sorunun cevabı basit; artık yaşam tarzınızı değiştirmeniz gerekiyor… Hayatınızda beslenme tarzınızı, yaşam şeklinizi değiştirecek ve streslerinizden uzaklaşmanın yollarını arayacaksınız… Bu sizin bedeninize olan göreviniz… Çünkü dinimizde canımıza ve bedenimize kast etmemiz günah sayılır… Çözüm ise çok zor değil… Öncelikle bu işi çözmek için; • Hekim ve Diyetisyenin aynı masa etrafında toplanarak size birlikte çözüm üretmeye çalıştığı bir ekip bulun ve onlara güvenin, yardımcı olmalarını isteyin… Hekim ile Diyetisyeninizin birlikte olmasını önemsiyoruz ve öneriyoruz… Çünkü zayıflamak için diyet yapanlar bilir, diyete başladıktan sonra bazı kişilerde zayıflama durur, tıkanır… Bu gibi durumlar için mutlaka kişinin tiroidleri açısından, kansızlığı açısından, D vitamini, B 12 vitamini eksiklikleri gibi daha birçok tıbbi açıdan tetkikleri yapılarak hekim gözü ile incelenmesi gerebilir… Ayrıca; • Bu konuda eğitim veren profesyonellerden“kendi kendinizin Beslenme Uzmanınız” olmak için ciddi eğitimler alın… • Fiziksel aktivitenizi artırın… Ve yeni bir yaşam şekli belirleyin… Bu noktada altını çizmemiz gereken bir konu daha var…. Sağlıklı beslenme alışkanlığını kazanmanın yolu “Kadınlarımızdan” geçiyor…Kim bunlar; yemeklerimizi yapan annelerimiz, eşlerimiz… Onlarında bu yolculukta bizlere doğru yardımları yapabilmesi için bir takım eğitimleri alması gerekiyor… Nedir bu eğitimler… Pişirme teknikleri eğitimleri, Alışveriş yaparken besinlerin içinde yer alan katkı maddelerini doğru tanımak için düzenlenen etiket okuma eğitimleri vb gibi… Telaşa gerek yok… Yeter ki isteyin… Biz her zaman kötü sonuçları olan bu halk sağlığı sorununu çözmek için sizinleyiz… Telefon ile (05322778827) yada mail ile (fezasen@megamed.org) sorularınızı sorabilirsiniz… Unutmayınız; Mark Baker Eddy’nin dediği gibi “Sağlık bir beden değil, bir kafa meselesidir.” Sağlıklı Yaşam Sorumluluktur… Dr. Feza Şen Sağlık Dünyası Proje Koordinatörü 0 532 277 88 27 Mail: fezasen@megamed.org Kaynak: www.saglikdünyasi.com.tr

Dr. Feza Şen
@email