Biga Günlüğü

  

 

Yazdır23.12.2016 18:51:40

Yağlanma sebebi ile kilo artışlarından şikâyetçiyiz. Bel çevremiz her geçen gün artıyor, belimizin etrafını saran kocaman bir yağ halkası oluşuyor… Ama hepimiz kilo artışına takılıp kalıyoruz. Şişman bir görüntüden kısa vakitte kurtulmak istiyoruz. Bel çevremizdeki artışı önemsemiyoruz. Çünkü hepimiz kozmetik kaygıları sağlığımızdan üstün tutuyoruz. Neden mi ?... Açıklama basit, çevresel söylemler bizi etkiliyor… “ Aaa ne olmuş sana böyle…” “Ya sen ne güzel fit bir görünüme sahiptin, şimdi ne oldu sana…” “ …..hanımı gördün mü, ne hale gelmiş… Balina gibi valla…” Çevremizdeki bu gibi söylemler bizi “sağlığımızı önemsemekten alıkoyup nasıl zayıflayabiliriz” kaygısına düşürür… Çözüm kolay… Yap bir diyet… Yaptığınız diyet ile neyin diyetini ödeyeceğinizi önce bir düşünün derim… İşte bu anda başladığınız diyet ile birlikte “sağlık limanından hastalıklara doğru yelken açtığınızı biliyor musunuz?...” Bilseydiniz eğer; hemen diyet yapmaya koşmazdınız… Oysa gerçek şu ki; Kilo artışınız olsa da olmasa da sağlığınız açısından bel-karın çevrenizdeki artış, kat be kat daha önemlidir. Öncelikle hemen bir hekime başvurun… Ve;AbdominalObeziteninyani bel-karın çevresindeki yağlanmanın vücudun diğer bölgesindeki yağlanmalardan daha ne kadar tehlikeli olduğu hakkında bilgi edinin… Unutmayın; bel-karın çevresinde bulunan fazla yağlar, kalça çevresinde bulunanlardan daha tehlikeli sonuçlar doğurur. Bu tip yağlanma tip 2 diyabet, kalp hastalıkları, felç gibi sağlık problemleri açısından risk taşıdığımızın göstergesidir, işaretidir. Siz bu işareti görmezden gelip sadece zayıflamak gibi bir kaygı ile diyetler yaparak hücresel düzeyde olan bu işlev bozukluğunu derinleştirmekten, artırmaktan öteye geçemezsiniz… Sağlığınızı kaybedersiniz… Bel çevresi kadınlarda 80 cm, erkeklerde 94 cm üzerinde ise sizde AbdominalObesite yani bel-karın çevresinde yağlanma var demektir. Bel-karın çevresinde yağlanma olması insülin direnci denilen bir bozukluğun başladığını göstermektedir. İnsulin direnci bir kısır döngünün başlangıcıdır. Fazla kalori alımı ile başlayan süreçte hele bide beslenme listenizde kan şekerini artıracak karbonhidrat ağırlıklı beslenme, şekerlemeler, çikolatalar, tatlılar varsa zamanla yetersizleşen insülin hormonu etkisi ile oluşur; İnsülin Direnci… İnsulin direnci oluşması ile başlayan bel-karın çevresi yağlanmaya; şeker metabolizmasında bozulma, kan yağlarında artışlar, yüksek tansiyon eklendiğinde Metabolik Sendrom denilen bir ölümcül endokrin hastalık başlamış demektir. Biliyor musunuz ki; • Metabolik Sendrom erken oluşan atheroskleroz (damar sertliği) için risk faktörüdür. • Metabolik Sendromlu hastalarda kalp damar hastalıkları riski 3 kat daha artmıştır. • Ülkemizdeki ölüm nedenlerinin başında kalp ve damar hastalıkları gelmektedir. Türk Kardiyoloji Derneği Lipid Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Meral Kayıkçıoğlu da Türkiye’de genç yaşta kalp krizlerinin Avrupa ülkelerine göre daha sık görüldüğünü belirtiyor. Ve diyor ki “Türkiye’de Kalp Krizleri Ortalama 10 Yıl Daha Erken” Bu sonuçlardan sonra sağlığınız için önlem mi alırsınız yoksa bilinçsiz bir şekilde diyet mi yaparsınız bir daha düşünün… Sağlıklı günleriniz olsun… Sağlık Dünyası Beslenme ve Antiaging Danışmanlık Merkezi Dr. Feza Şen 0 532 277 88 27 www. saglikdunyasi.com.tr

Dr. Feza Şen
@email