Biga Günlüğü

  

 

Yazdır23.12.2016 18:53:21

Anneanneler, babaanneler, dedeler, Aile içinde dengeyi elinde tutmak adına çocuklarını taraflarına çekmeye çalışan ebeveynler, Dayılar, teyzeler sizlere GAPS Beslenme Danışmanı ve bir Hekim olarak sesleniyorum. Çocuklarımıza ödül olarak verdiğimiz şeker ile bilmeden alkol verdiğimizi biliyor muyuz? Aşırı şekerli gıda tüketenlerde şeker, alkole dönüşüyor. Nasıl oluyor diye bir bakalım… Vücudumuzda sağlıklı sindirim; bağırsaklarımızda faydalı bağırsak florasının varlığında oluşuyor. Sağlıklı floranın varlığında tükettiğimiz karbonhidratların sindirilmesi ile şeker (glikoz) açığa çıkıyor. Şekerin parçalanması olayına glikoliz diyoruz. Ve sağlıklı insanlarda glikoliz adı verilen biyokimyasal işlem ile şeker; oksijensiz ortamda laktik asit, su ve enerjiye dönüşür.Dolayısıyla sağlıklı bağırsak florasına sahip çocuklarımızda aşırı miktarda tüketilmeyen şekerlerde sorun yok. Fakat çocuklarımızın bağırsak florasındabozukluk var ise bu durum sağlığımızı tehlikeye sokuyor. Çocuklarımızda son zamanlarda bağırsak flora bozukluğu çokça görülüyor. Özellikle; • Sezaryen ile doğan çocuklarda, • Uzun süre anne sütünü almayanlarda, • Ateşlendiğinde hemen antibiotik kullananlarda, • Paketli, işlenmiş, şekerli gıdaları aşırı tüketen ve • Asitli şekerli içecekleri elinden düşürmeyen çocuklarımız dafaydalı bağırsak florası bozuluyor. Sağlıklı bağırsak florasındabir miktar Candida’nın olması normaldir. Fakat yukarıda saydığımız nedenlerle bağırsak florasında bulunan bifidobakteriler ve laktobasil adlı faydalı flora dengesi Candida lehine bozuluyor.Böyle bir durumda çocuklarımızın bağırsaklarında fırsatçı flora yani Candida denilen maya mantarları artış gösteriyor. Mayaların aşırı çoğaldığı bir vücutta Candidalar glikozu ele geçiriyor çünkü maya mantarları şeker yani glikozla besleniyor. Candidalar, şekerle beslendikçe karbonhidratlı besinlere olan açlığımızı da körüklüyor ve daha çok tatlı aramaya başlıyoruz. Candidalar; gıdalardan aldığınız sofra şekeriyle imal edilmiş ürünler ile unlumamulleri önce piruvat’a sonradaasetaldehid ve karbondioksit’e dönüştürüyor. Asetaldehid ise hem karaciğer hem de mantarlar tarafından etil alkol’e dönüştürülüyor. Görüyoruz ki; bolca şeker tüketen çocuklarımızın vücudu alkol üreten bir imalathaneye dönüşmüş. Bu dönüşüm, alkol tüketmeden sarhoş gibi davranan yetişkinlerde de tespit edilmiş.Yetişkinlerde; • Aşırı miktarlarda antibiyotikler, reflü önleyici ilaçlar ile antiasitler, kortizon içeren ilaçlar ve doğum kontrol haplarının kullanılması, • Beyaz un ile yapılan ürünler ile şekerli ve paketlenmiş mamullerin tüketilmesi, • Hormonlu tarım ürünleri, • Az yağlı beslenme, • Radyoterapi, kemoterapi denilen kanser tedavileri, • İnsulin direnci ile başlayan ve sonrasında oluşan Diyabet (şeker) hastalığı, • Ağır metallere maruziyet durumları faydalı bakterilerin azalmasına ve bağırsaklarında Candidaların artmasına yol açıyor. Yetişkinlerin bağırsaklarında da artan mayaların; aşırı çoğalarak karbonhidratlardan alkol ürettikleri ve kişiyi sürekli “sarhoş” durumuna soktukları biliniyor. Aşırı şeker tüketen kişiler alkol kullanmasalar da alkol içen bir kişinin tipik belirtilerini taşıyabiliyorlar… Hala şekerlere olan bağımlılığımız devam edecek mi? Bebelerimize, çocuklarımıza; kendi ellerimizle uyuşturucu olan, bağımlılık yapan beyaz zehir şekeri ve şekerli mamulleri verecek miyiz? Sağlıklı bir gelecek için “ÇOCUKLARIMIZA ÖDÜL OLARAK ŞEKER VEREREK HASTA ETMEYELİM.” Sağlık Dünyası Obezite ve Sağlıklı Beslenme Danışmanlık Merkezi Dr. Feza Şen GAPS Beslenmesi Danışman Hekimi 0 532 277 88 27 www. s

Dr. Feza Şen
@email