Biga Günlüğü

  

 

Yazdır10.10.2019 20:23:49

1.Ekim Dünya Yaşlılar Günü... Dünya üzerinde yaşlanmaya dikkat çekmek farkındalık oluşturmak için planlanmış bir gün. Ülkemizde 65 ve daha yukarı yaş; 2014 yılında yüzde 8 iken 2017 yılında yüzde 8,5´e yükselmiş. Ülkemizde de yaşlı nüfusun artışı diğer yaş gruplarına göre daha yüksek olmakta. Nüfusun yaşlanması sağlıktan sosyal güvenliğe, çevreye, iş olanaklarına, sosyal kültürel faaliyetlere ve aile hayatına kadar toplumun tüm yönlerini etkilemektedir. Hal böyle olunca da kişi, kurum ve devlet olarak öncelikli görevimiz; yaşlılarımızın toplumsal yaşama aktif olarak katılmalarını, sosyal, kültürel ve ekonomik haklara sahip ve kimseye muhtaç olmadan yaşamalarını sağlamak... Çevre; yaşlıları ile ilgili çeşitli projeler üretmeye dursun yaş alan bizlerinde yaşlanmaya karşı durarak yaş almaya devam etmek gibi bir misyonumuz var. Bu misyonu yerine getirmek için; Fiziksel aktivite yapmaktan kaçınmayacağız, Sağlıklı beslenmeye özen göstereceğiz, Sağlık kontrollerimizi yapmayı ihmal etmeyeceğiz, Stresten uzak duracağız, Sosyal yönden aktif olacağız ve Üretkenlik sağlayan ve kişiyi mutlu eden aktivitelerde bulunacağız... Dünya bu akıma "Well- aging" yani kaliteli yaş alma diyor. Burada "aging" kelimesi ile kastedilen tek yolun estetik girişimler ve operasyonlar olduğu değildir. Sağlıklı ve mutlu yaş almak, kronolojik yaşımız yükselirken kendimizi bir bütün olarak enerjik, mutlu, sağlıklı ve dengede hissetme hali. Kendinizi hangi hallerde enerjik, mutlu, sağlıklı ve denge de hissedersiniz? Aslında ilk ve doğru cevap sağlıklı olma hali değildir. Gerçek cevap "üretimden kopmamak, sürekli çevremizin gelişimine tecrübelerimizle katkıda bulunmaktır." Sadece gerçek cevabın gereksinimlerini yapmak için sağlıklı olmaya ihtiyacınız olabilir. Ölüm; Sizce toprağa gömüldüğünüzde mi başlayacak yoksa etrafınızın size ihtiyacı olmadığında mı? Bir düşünün bakalım ölüm yetmişinde, doksanında bile erken değil mi? Öyleyse yılların sizi nereye evirdiğine çevirdiğine ve neleri sizlere yüklediğine bir bakın. Ölüm her daim erkendir; Oysa yaşlanan bedeninizin derinliklerinde yaş aldıkça tecrübeleri ile olgunlaşan, bilinçlenen, değer katmayı görev haline getiren biraz olgun biraz çocuk olan ama şarap gibi mayalandıkça güzelleşen bir ruh yok mu? Yaşlılık statükosuna kapılmayın; Seviyorsanız sarıyı, turuncuyu, yeşili, kırmızıyı... Tercih eden giysilerinizde bu renkleri... Varsa hala aklınızda yaramazlıklar yapın canınız isteyince. İngiliz komedyen BopMonkhouse´nin dediği gibi "Yaş almak kaçınılmaz; ama büyümek isteğe bağlıdır." Önce bir düşünün yıllar size ne kazandırdı? Mesela daha kırılgan oldunuz ama çekinik durmanın neler kaybettirdiğini de gördünüz. Naif olmak güzel ama ezber bozan girişimci olmak, hikâyelere kahraman olmak ise çekici... Hırslar kapılınca kaybedildiğini bilen kazanılmış bilgelikle fanatik yönü de olabilen iyi ile kötüyü güzel ile çirkini ayıran ve daha da önemlisi tüm yaşanmışlıklardan elde edilenleri hatırlayan bir hafıza... Daha çok yaşam azmi, daha çok aşk, daha çok sevgi dolu bir ruh... İşte siz busunuz.... Yaşlanmadınız, yaş aldınız.... Varın öğretin öğrendiklerinizi çevrenize.... Diyoruz ki hayat; Kırkından sonra başlar, Ellisinden sonra güzelleşir, Altmışından sonra olgunlaşır ve yaşanır... "Gençlikten ömür saklamak hepimizin elinde"

Dr. Feza Şen
@email