Biga Günlüğü

  

 

Yazdır14.6.2020 22:36:30

Ne demişti Kanuni Sultan Süleyman, "Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi..." Kovid´de sıhhatin, sağlığın önemini tekrar tüm dünyaya hatırlattı mı, hatırlattı.. Normalleşme başlarken tüm dünya ne diyor? "Yeni normal..." Kovid sonrası için "yeni normal" derken kastedilen yeni normların oluşması aslında... Yeni normlar ise önceden belirlenen kalıpların değişmesi, Norm değişikliği olması içinse sistemlerin, düzenlerin değişmesi gerekmekte, Dünya üzerinde norm değişiklikleri ise ekonomik yapıların değişmesi ile oluşmakta, Ekonomik düzenlerin değişmesi içinse global etki yapacak sebep gerekmekte... Kovid ile görünen o ki; dünyaya hâkim ekonomik düzenler de değişecek... Çünkü dünya ülkelerinde Kovid ile azalan üretim, artan işsizlik belki de çözümü dünyayı küresel bir köye dönüştürerek bulacak. Ekonomik emareleri 2019 yılında görüyorduk aslında... ABD, AB ve Çin ekonomilerinin eşzamanlı olarak yeni bir küresel krize doğru ilerlediklerini, Bir avuç şirket kar derken ortalama kar oranlarının düştüğünü, Aşırı eşitsizlik, aşırı tekelleşme, aşırı sermaye birikimi gibi tespitlerin son yıllarda İMF, Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler, OECD, AB ve ABD-Fed raporlarının satır aralarında görüyorduk. 2019 sonlarına doğru Financial Times baş ekonomi yazarı Martin Wolf bir bir makalesinde dedi ki; "Kapitalizmi resetlemenin zamanı geldi. Şirketler kar etmeli ama bir sosyal amaç da taşımalı." Bu tarihten üzerinde çok zaman geçmeden, dünya Kovid ile tanıştı.. Haziran 2020 yani birkaç gün önce de Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Kurucusu ve Başkanı Klaus Schwab dedi ki; "kapitalizme ´büyük reset´ atmanın zamanı geldi..." Ve devam etti; "Daha iyi bir sonuç elde edebilmek için dünyanın birlikte hareket etmesi, Toplumlarımızı ve ekonomilerimizi, eğitimden toplum sözleşmelerine ve Çalışma koşullarına tüm açılardan hızlıca yenilememiz gerekiyor. ABD´den Çin´e her ülkenin bu ortak eyleme katılması gerekiyor, petrol ve doğalgazdan teknolojiye her sektörün dönüşmesi gerekiyor." Şimdi bir daha düşünün gelecek nasıl şekillenecek, sektörler nasıl dönüşecek.... Kovid ile ilk karşılaşınca çözümü tedbirlerde bulduk, Sosyal mesafe, maske, sokağa çıkma yasakları ve karantinalar.. Tarihte ilk karantina bulaşıcı hastalıklar için 14. Yüzyılda gemilerde uygulanmaya başlayan bir yöntem.. Evet, bugünde bunları kullanıyoruz ama korunmak için... Kaçınmak, kurtulmak ve karşılaşmamak için aradığımız ise aşı veya tedavisi için özgün ilaç... Aşı ve tedavi için özgün ilacın bulunması ise bilim ve teknoloji çalışmalarına, gelişmelerine ihtiyaç var. Kovid mücadelesinde tüm dünya gördü ki; birçok ülkenin sağlık sistemlerinde eksikler, açıklar var... Sağlık teknolojilerinde ileri olan, en iyi MR´ı yapan ülkelerde gördük ki; maske üretimlerinde zayıflar.. En iyi yoğun bakım ventilatörlerini yapıyorlar, dünyaya satıyorlar ama hastalarını yatıracak yoğun bakım yatağı bulamıyorlar.. Ve dünya gördü ki; Kovid mücadelesinde farklı bir ülkeler arasında Türkiye.. Sivil toplum kuruluşları ve ticari işletmelerin oluşturduğu Deep Knowledge Group isimli konsorsiyum, "korona virüsünde en güvenli ülkeler" sıralaması yaptı, bu çalışmada Türkiye güvenli ülkeler arasında. Sıralama da ilk üçte İsviçre, Almanya, İsrail bulunurken Türkiye 37. sırada iken İtalya 53, ABD 58 ve Fransa 60. sırada... İşte Türkiye farkı... İşte bu nokta, gücümüzü katlama noktası... Çıkış yapma noktası... Dünyanın ihtiyaçlarını daha iyi analiz ederek ve ülkemizin çeşitli değerlerini hareketlendirerek uçmanın zamanı geldi, gelin bu şansı kullanalım... Eskiyi takip edip yenilenebiliriz amastatükomuzu koruruz, Oysa dinamik davranıp yeni eğilimleri belirleyip dünya üzerinde farklı bir ekosistemi de yaratabiliriz. Tek yol var, işbirliği, inovasyon ve ihracat yapmak, bilim ve sağlık ekonomisine odaklanmak.. Kamu, üniversiteler, özel sektör, girişim sermayesi, yeni fikirler bir araya gelirse, Doğru ve nitelikli insan kaynağı geliştirilirse, Doğru bir orkestrasyon oluşursa, Doğru marketing yapılırsa ve doğru servis sağlanırsa neden olmasın.. Var mıyız, yok muyuz karar zamanı..

Dr. Feza Şen
@email