Biga Günlüğü

  

 

Yazdır30.4.2022 17:50:21

Son altı aya baktığımızda hekimlerimizin kafaları karışık… Sağlıkta şiddet ve cezai tazminat davaları ile ürkmüş durumdalar, Mali haklarının bu kadar kamuoyunda tartışılmasından da mutsuzlar, Tabip odaları, sendikaları ve/veya hekim dernekleri ile konuşulmayarak, Kamuoyu üzerinden mesaj verilmesinden rahatsızlar. Sosyal medya, hekim linçlerine hizmet etmemeli, Hem de pandemiyi yaşamış bir toplum olarak ne çabuk unuttuk, biz evdeyken onların çalıştığını… Çözüm, tarafların mutluluğunu sağlamadıkça çözüm olamayacaktır. Sağlık turizminde Türkiye, ilk beş arasına giriyorsa, pandemi de dünya örneği olabilecek bir sağlık hizmeti sunuluyorsa, en önemli neden, ülkemizin hekim kalitesidir. Afgan, Suriyeli, Libyalı ve benzeri hekimler ile sizce Türkiye ilk beşte kalabilecek mi? Bir bardak suda fırtına koparmak… Hekimler ile ilgili devam eden tartışmalara bakınca, tamda tanımı bu kanaatimce… Aslında hekimler işini yapıyorlar, Ama nasıl bir oyundur bilinmez ki, işini yapanları sürekli irrite ediyoruz, Ve bir kaos ortamında işlerini icra etmelerini istiyoruz, amacımız nedir acaba? Hekimler öncelikle özlük hakları hususunda istekte bulunmadılar… Ama mecliste özlük haklarını artırmayı tartışıp, yasa teklifinin geri çekilmesi ile tetiklenmediler mi? Oysa onları sakinleştirmeliyiz ve verilen sözleri de ivedilikle gerçekleştirmeliyiz… Tıbbi hata davaları, piyasa fırsatçılığına dönmemeli.. Medyada çokça tartışılan tıbbi hatalar hususu, hastaları hekimlere karşı yanlış yönlendiriyor. Oysa hekimlerin tıbbi hata oranları hiç yüksek değil… Gerçek verileri Sağlık Bakan Yardımcısı açıkladı; son 5 yılda 5 bin 933 dava açıldı. Bu davaların bin 831’i idari yargı tarafından reddedildi, 178 dava kabul, 1011 dava da kısmen kabul edildi, Yaklaşık 5,3 milyar tazminat talep edilen davalar sonucunda 172 milyon lira tazminat ödenmesine hükmedildi, Söz konusu davalarda; 4067’si hekim, 517’si hemşire, 147’si ebe, 391’i diğer personele kusurlu olduğu iddiasıyla açıldı. Ve davaların seyrine baktığınızda, “tıbbi olayda hekimlerin; ileri tanı tetkikleri konusunda aileyi aydınlattıklarını ispat edemedikleri” gerekçesiyle suçlandıklarını görüyoruz… Manevi yönü güçlü bir toplumuz, kadere inanıyoruz ama doğumsal anomaliler ile karşılaşınca da, hemencecik bir hekim de kusur arıyoruz, neden ki? Hekim üzerinden kazanç elde etmek sizce hakkaniyetli bir yaklaşım mı? Bilemiyoruz… Şunu da unutmayalım, bu davranış tarzlarımız devam ettikçe yarın zor ve karmaşık ameliyatları yapacak hekim bulamayacağız… Tazminat davalarına alternatif çözümler bulunmalı… Mecliste görüşülen yasa ile hekimlerin kastı olmadıkça cezai tazminat ödemelerinin geçilebilecek, Ama hukuki tazminat ödemelerindeki yıkıcı etkilerinde çözülmesi önemli… Öncelikle hekimlerin zorunlu mesleki tazminat sigortalarındaki üst sınır sorunu çözülmeli. Halen mevcut olan üst sınır 800 milyon güncelliğini kaybetti ve düzenlemeye ihtiyaç duyuyor. Kanun tasarısı ile üst limite bir sınır getirilmeli… Trafik kazalarında ölüm daha trajik ve kasta daha yakın iken tazminat miktarları daha da düşük. Bu nedenle standart değere bağlanmış bir üst sınır olmalı, dünya örnekleri var. Hekimi canavarmış gibi düşünmekten uzaklaşmalıyız. “Kusurdan bağımsız bir fon” sistemi olmalı. Adı ister malpraktis fonu olsun ister sağlık hizmetinden kaynaklı zarar fonu olsun, hazine tarafından düzenlenmiş bir fon, malpraktisin yıkıcı tazminatlarına daha hızlı çözüm üretir. Hastalardan ve hekimlerden alınacak ufak bedeller ile sigara, alkol ve sağlığa bozucu etkisi olan ürünler üzerine eklenecek ufak katkı payları ile hastalık sigortası tarzı bir fon yönetim sistemi olmalıdır. “İhtisas Mahkemeleri de” her daim alternatif yöntemler içinde yerini koruyor. Ayrıca; “Bedensel Zararlar Mahkemesi” olmalı önerisi de önemsenmelidir. Zorunlu mesleki sorumluluk sigortası ile gelinen fiili durum, emek sömürüsüne dönüşmektedir. Herhangi bir kaza nedeniyle olan kayıplarda iki yüz bin seviyesinde olan tazminat miktarları konu malpraktis olunca iki milyonları buluyor. Bu açıdan bakınca olumlu etkiler yaratır, bu mahkemeler… Empati yapalım, hekimlerimize karşı daha duyarlı olalım… Hekimlerimiz ülke dışına gitmesin, hekim ihracatına sebep olmayalım, Hekimlerimizi ürkütmeyelim, değersizleştirmeyelim, Mayıs da hastalar ile hekimler arasındaki uçurumu derinleştiren eylem ayı olmasın…

Dr. Feza Şen
@email