Biga Günlüğü

  

 

Yazdır2/3/2013

Son yıllarda hayvancılık hızla şekil değiştirmeye başladı. Özellikle et krizinden sonra hayvancılığa, özellikle süt sığırcılığına önemli yatırımlar yapıldı. Konya-Karapınar, İzmir Ödemiş, Tire, Bayındır ve Torbalı, Çanakkale-Biga, Balıkesir-Gönen ile Kırklareli-Lüleburgaz gibi bölgelerde hayvan sayısı işlenen arazi kapasitesinin birkaç kat üzerine çıktı. Yeni kurulan, özellikle sıfır faizli kredi kullanılarak yeni tesis edilen işletmelerin önemli bir kısmı yemini dışarıdan temin ediyor. Son beş yılda kurulan bu büyük çaplı işletmelerin sayısı 25.000 adedi geçmiş durumda. Bu işletmelerdeki toplam sağmal inek sayısı ise 750.000’in üzerinde bulunuyor. Ot, silaj ve saman ticaretinin yoğunlaşması da, bu işletmelerin kaba yeminin çoğunluğunu dışarıdan temin ettiğini gösteriyor. Küresel ısınmanın bütün belirtileri son yıllarda yoğun bir şekilde ortaya çıkmaya başlamıştır. Belli dönemlerde yoğunlaşan yağışlar, sel felaketleri, kış mevsiminde bile hüküm süren kuraklıklar, aşırı sıcaklar küresel ısınmanın en belirgin göstergeleri olarak kabul edilmektedir. Geçtiğimiz yıl sonbaharda yaşanan uzun süreli kuraklık, ardından bastıran yoğun kış koşulları, buğday ve arpa ekili alanlarda düzenli bahar yağışlarına rağmen önemli verim azalışlarına neden olmuştur. Beş yıl öncesinde balyasını bağlatana bedava verilen saman bu yıl tarlada 5 TL’den satılmaktadır. Pazarlarda balyası 8 TL’ye çıkmış, altlık olarak kullanılması gerekirken, en önemli kaba yem kaynağı haline gelmiştir. Diğer taraftan yoncanın kilogramı 75, korunga ve fiğin kilogramı ise 60 kuruşun üzerine çıkmıştır. Henüz silaj sezonu açılmamış olmakla birlikte tonunun 250 TL’nin üzerinde olması beklenmektedir. Bu şartlarda kaba yemini dışarıdan temin eden işletmelerin rantabl bir süt sığırcılığı yapması mümkün değildir. Kaldı ki, birçok bölgede mevcut hayvan varlığının kaba yem gereksinimini işlenen arazilerin tamamı kaba yem üretimine tahsis edilse dahi karşılamak imkânsızdır. Büyük işletmeler, hâlihazırda fahiş sayılabilecek fiyatlarla piyasadan ot, silaj ve saman toplamaya çalışmaktadır. Çünkü fiyatların daha da yükseleceği endişesi yaşanmaktadır. Bu şartlarda günde 25 litre süt veren bir ineğin günlük besleme maliyeti 19 TL’yi bulmaktadır. Sağlık, hizmet alımı, elektrik ve su gibi diğer giderler de bunun üzerine eklendiğinde yemini dışarıdan temin eden işletmelerin zarar etmesi kaçınılmazdır. Gerek kaba yem temininde yaşanan sıkıntılar, gerekse kaba yem fiyatlarının aşırı yükselişi alternatif kaba yem kaynaklarından yararlanmayı cazip hale getirmiştir. Hatta kaba yemin tamamını dışarıdan satın alan işletmeler için zorunluluk halini almıştır. Bu anlamda hayvan besleme maliyetlerinin düşürülmesinde en önemli alternatif, taze yeşil yem üretim sistemlerinden yararlanmaktır. Arazi bağımlılığını tamamen ortadan kaldıran, hayvanın doğasına uygun besleme koşullarını yaratan günlük taze yeşil yem üretim sistemleri, aynı zamanda hayvan beslemede hatırı sayılır ekonomi sağlamaktadır. Hasılmatik sistemler olarak da bilinen bu günlük yeşil yem üretiminde küçük taneli tahıllar, ağırlıkla arpa kullanılmaktadır. Kurak ve yarı kurak iklimin hüküm sürdüğü bölgelerde arpa üretimi yaygındır. Türkiye’nin arpa üretimi her yıl yıllık ihtiyacın üzerinde gerçekleşmekte ve çoğunluğu karma yem sanayinde kullanılmaktadır. Sulama imkanı olmayan orta ve güneydoğu Anadolu bölgeleri ile silaj üretimi ve kullanımının sıkıntılı olduğu doğu Anadolu bölgesinde hasılmatikle günlük taze yeşil yem kullanımı son derece cazip ve ekonomiktir. Günlük taze yeşil yem üretiminde kullanılan hasılmatik, çimlenme gücü yüksek 1 kg arpadan, 7 günde kuru madde oranı % 16-21, ham protein oranı ise % 17-22 arasında değişen, sindirilebilirliği % 98’e varan 7 kg yeşil yem üretmektedir. Dolayısıyla araziye ve piyasaya bağımlılığı ortadan kaldırmaktadır. Bu anlamda, kaba yemini dışarıdan satın almak zorunda olan işletmeler için hasılmatik, en önemli kaba yem temin etme aracıdır. Bir arpa silosu ve hasılmatik ile yıl boyu taze yeşil yem üretme imkânı vardır. Arpanın bugünkü fiyatının 60 kuruş olduğu dikkate alınırsa, hasılmatik sistemlerle kuru madde bazında 1 kg sindirilebilir kaba yem 50 kuruşa mal olmaktadır. Sindirilebilir kuru madde bazında daha ucuza kaba yem temin etmenin imkânı yoktur. Hasılmatik yeşil otunun maliyeti ise enerji ve su giderleriyle birlikte 10 kuruşun altına düşmektedir. Silajın yerine doğrudan doğruya ikame edilebilecek taze yeşil yem, satın alınan silaja göre % 50 tasarruf sağlamaktadır. Diğer yandan sindirilebilirliği yüksek olduğu için kesif yem kullanımını azaltırken süt verimini artırmaktadır. Hasılmatikte yetiştirilmiş 1 haftalık arpa hasılı, hayvan refahına olumlu katkıları ile süt verimini ve sütte yağ oranını da olumlu etkilemektedir. Genel olarak hayvan başına sadece hayvan beslemede inek başına günlük 4-5 TL tasarruf sağlamaktadır. Bu değer, işletme büyüklüklerine göre hangi sistem olursa olsun yatırım maliyetini 16-17 ayda çıkarmaktadır. Bütün hayvan besleme kitaplarında kaba yemin işletme içerisinden üretilmesi gerektiğini, aksi halde ekonomik bir üretim gerçekleştirilemeyeceğini yazar. Özellikle silaj üretme imkanı olmayan işletmeler, hatta yeterli arazi sahibi olmayan işletmeler için istenen büyüklükte arazi imkanı sunmaktadır hasılmatik sistemler. Üstelik arazi fiyatlarından da ucuza!

Prof.Dr. Harun Baytekin
@email